HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 OCAK 2026, CUMA

Enerji, Göç ve Güvenlik Üçgeninde Türkiye

09.01.2026 00:00
Türkiye uzun süredir yalnızca kendi tercihleriyle değil, dünyanın tercihleriyle de yüzleşen bir ülkedir. Enerji krizleri, kitlesel göç dalgaları ve bölgesel güvenlik tehditleri artık "dış politika" başlığı altında tartışılabilecek soyut meseleler olmaktan çıkmıştır. Bu başlıkların her biri bugün doğrudan mutfağımıza, sokağımıza, işimize ve huzurumuza dokunmaktadır.

Türkiye'nin önünde duran tabloyu açıkça ifade etmek gerekir:

Enerji yollarının merkezindeyiz; hatta altımızda ve üstümüzde ciddi enerji kaynakları bulunuyor. Buna rağmen pahalı enerji kullanıyoruz.

Milyonlarca göçmene ev sahipliği yapıyoruz; fakat bu yükü uluslararası toplumla paylaşamıyoruz.

Bölgesel güvenlikte kritik bir rol üstleniyoruz; ancak çoğu zaman bunun karşılığında yalnızlaşıyoruz.

Bu gerçekler ortadadır. Yapılması gereken; iktidarıyla, muhalefetiyle, kurumlarıyla karşılıklı istişare içinde, daha akılcı ve sürdürülebilir bir yol ortaya koyabilmektir.

Enerji: Avantajı Yönetime Dönüştürememek

Türkiye, enerji açısından son derece stratejik bir coğrafyada yer almaktadır. Doğalgaz ve petrolün üretildiği bölgelerle tüketildiği merkezler arasında doğal bir geçiş noktasındayız. Bu durum, doğru yönetildiğinde Türkiye'ye önemli bir stratejik güç kazandırabilirdi. Ancak pratikte tablo bu yönde gelişmemiştir.

Bugün Türkiye hâlâ pahalı enerji kullanan, sanayisini yüksek maliyetlerle ayakta tutmaya çalışan bir ülkedir. Bunun temel nedeni enerjiye erişim sorunu değil; enerjiyi yönetecek uzun vadeli ve kurumsal bir stratejinin eksikliğidir.

Sorun tam da burada düğümlenmektedir. Enerji politikaları, kurumsal devlet aklıyla değil; çoğu zaman dönemsel siyasi tercihlerle yürütülmektedir. Büyük projeler anlatılmakta, iddialı hedefler dile getirilmektedir; ancak şeffaflık zayıf, denetim sınırlıdır. "Enerji merkezi oluyoruz" söylemi sıkça tekrarlanmakta; fakat bunun vatandaşa, sanayiye ve üreticiye ne kazandıracağı net biçimde ortaya konmamaktadır.

Oysa enerji meselesi, iç politika malzemesi yapılabilecek bir konu değildir.

Enerji pahalıysa enflasyon yükselir.

Enerji dışa bağımlıysa dış politika kırılganlaşır.

Enerji stratejisizse güvenlik zafiyeti oluşur.

Bu nedenle Türkiye enerji meselesinde sloganla değil, hesapla konuşmalıdır. Yenilenebilir enerjiye planlı ve kararlı yatırımlar yapılmalı, yerli teknoloji desteklenmeli, enerji anlaşmaları Meclis denetimine açık olmalıdır. Enerji politikası "biz yaptık oldu" anlayışıyla yürütülemez; toplumsal bedeli ağırdır.

Göç: İnsani Duyarlılıkla Devlet Aklı Arasında


Göç meselesi Türkiye açısından artık yalnızca bir dış politika başlığı değildir; doğrudan iç düzeni, toplumsal dengeleri ve kamu yönetimini ilgilendiren yapısal bir mesele hâline gelmiştir. Milyonlarca sığınmacı ve düzensiz göçmen gerçeğiyle yaşıyoruz. Bu tablo ne yok sayılabilir ne de yalnızca duygusal reflekslerle yönetilebilir.

İnsani olmak, sınırsız ve plansız olmak anlamına gelmez. Aksine, insani duyarlılığın sürdürülebilir olması için akılcı ve dengeli bir devlet politikasına ihtiyaç vardır.

Türkiye, uluslararası sistemin uzun süredir çözüm üretemediği bir sorunu fiilen üstlenmiştir. Gelinen noktada asıl soru şudur: Küresel nitelikteki bu yük neden büyük ölçüde Türkiye'nin omuzlarındadır?

Bugün yük paylaşımının adil biçimde gerçekleştiğini söylemek güçtür. Avrupa Birliği, göçü büyük ölçüde kendi sınırlarının dışında tutabilmiş; bu süreçte Türkiye belirleyici bir rol üstlenmiştir. Buna karşılık sağlanan sınırlı mali destek, sorunun ekonomik ve sosyal boyutlarıyla kıyaslandığında yetersiz kalmaktadır.

Bu durum, Türkiye'yi fiilen ön cephe ülkesi konumuna getirmekte; insani sorumluluk büyük ölçüde Türkiye'ye yıkılırken, siyasi ve yapısal sorumluluklar sınırlı düzeyde paylaşılmaktadır. Bu yaklaşım ne adil ne de uzun vadede sürdürülebilirdir.

Göçün konut piyasasından iş gücüne, sosyal yardımlardan kamu düzenine kadar geniş bir etki alanı bulunmaktadır. Bu alanlar planlı biçimde yönetilmediğinde toplumsal gerilim riski artmaktadır.

Geçici koruma uygulamasının fiilî kalıcılığa dönüşmesi, sorunun ertelenmesi anlamına gelir. Türkiye'nin güvenli ve gönüllü geri dönüş politikalarını uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde, ancak kararlılıkla gündemde tutması gerekmektedir. Bu tutum ne dışlayıcıdır ne de insani değerlere aykırıdır; devlet sorumluluğunun gereğidir.

Güvenlik: Sadece Sınır Meselesi Değil

Enerji ve göç başlıkları, doğrudan güvenlik meselesiyle bağlantılıdır. Ancak güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden okumak eksik bir yaklaşımdır. Güvenlik; ekonomik istikrar, toplumsal uyum ve hukuk düzeniyle birlikte ele alınmalıdır.

Türkiye'de güvenlik politikalarının temel sorunlarından biri, olağanüstü durumların zamanla olağan yönetim biçimine dönüşmesidir. Bu durum kısa vadede kontrol sağlıyor gibi görünse de uzun vadede kurumsal yıpranmaya yol açmaktadır.

Güvenlik, hukukun yerine geçtiğinde; hukuk zayıflar, kurumlar aşınır ve toplumda güvensizlik duygusu derinleşir.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey daha fazla sertlik değil, daha fazla öngörülebilirliktir. Sınır güvenliği elbette hayati önemdedir; ancak içeride sosyal politikalarla desteklenmeyen bir güvenlik anlayışı kalıcı çözüm üretmez. Yoksulluk, kayıt dışılık ve işsizlik de güvenlik riski oluşturmaktadır. Bu gerçekler göz ardı edilerek yalnızca güvenlik diliyle ilerlemek sonuç vermez.

Küresel Yük Paylaşımı: Türkiye Ne İstemeli?

Asıl soru tam da burada başlamaktadır: Türkiye bu denklemde nasıl bir tavır takınmalıdır?

Aklı başında bir yaklaşımla bakıldığında; Türkiye ne "fedakâr ama sessiz" bir ülke olmalı ne de "herkes bize karşı" psikolojisine teslim olmalıdır. Yapılması gereken, yük paylaşımını açık, net ve kararlı bir diplomasiyle gündeme taşımaktır.

Göç konusunda yeniden yerleştirme kotaları ve bağlayıcı uluslararası mekanizmalar talep edilmelidir.

Enerjide, transit ülke olmanın ekonomik ve siyasi karşılığı net biçimde alınmalıdır.

Güvenlik alanında ise müttefiklik ilişkileri tek taraflı beklentiye dönüşmemelidir.

Türkiye'nin taşıdığı yük bir lütuf değil, küresel sistemin ortaya çıkardığı bir sonuçtur. Bunun bedelini yalnızca Türkiye toplumu ödeyemez.

Ne yapılmalı?

Gerçek muhalefet, sorunları inkâr eden değil; onları soğukkanlılıkla teşhis eden muhalefettir. Enerji, göç ve güvenlik üçgeni Türkiye'nin kaderi değildir; yanlış yönetilen bir sürecin sonucudur.

Türkiye;

Ne dünyanın tampon bölgesidir,

Ne de krizlerin doğal deposudur.

Ama aynı zamanda;

Ne içe kapanabilir,

Ne de plansız fedakârlıkla yoluna devam edebilir.

Burada altı çizilmesi gereken temel nokta şudur: Sorunlara yaklaşırken "ben yaptım oldu" ya da "yanlışı sen yaptın" dili yerine, karşılıklı saygı ve çözüm odaklı bir üslup benimsenmelidir. Eleştiri yapılırken devlet değil, yanlış hedef alınmalı; yanlışı yapanlar da bunu kabullenip çözümün parçası olmalıdır.

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey daha fazla gürültü değil; daha fazla akıl, daha fazla şeffaflık ve daha fazla adalettir. Enerji, göç ve güvenlik meselesi ancak bu anlayışla yönetilebilir.
İsmail Çetin / diğer yazıları
•Enerji, Göç ve Güvenlik Üçgeninde Türkiye 09 00:00:00.01.2026
•Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı 05 00:00:00.01.2026
•İrfan, Akıl ve Cumhuriyet 30 00:00:00.12.2025
•Maneviyatı Yüksek Bir İklime Girdik 23 00:00:00.12.2025
•Yeniçeri ve Bektaşilik: Osmanlı’nın Omurgasının Haksızca Yıkılması 23 00:00:00.10.2025
•Türk Milleti Adına Samimi İttifak 18 00:00:00.10.2025
•Yörük-Türkmen Tahtacılarında Geleneksel Oyun: Mengi 27 00:00:00.09.2025
•Camilerde toplanan yardımlar ihtiyaç sahiplerine dağıtılmalı, din görevlileri Peygamberimiz gibi sahada da olmalıdır 05 00:00:00.09.2025
•Fenerbahçe İçin En Büyük Kazanım: Mourinho’nun Gidişi 29 00:00:00.08.2025
•Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet, etnik kimlik değil, vatandaşlık temelli bir millet anlayışına dayanır 19 00:00:00.07.2025
•Gönülle girilen tasavvufta akılla yürünemez 17 00:00:00.03.2025
•Dürüstlük en büyük kaynaktır 10 00:00:00.03.2025
•Tebrikler Bozyazı Belediyespor,Tebrikler Başkan 14 00:00:00.02.2025
•Maneviyatı yüksek iklime girdik, değerlendirmesini bilelim 05 00:00:00.02.2025
•Cumhuriyet vatanımızın teminatıdır 28 00:00:00.10.2024
•Atatürk, bugünü yaşanılır kılar, yarını teminat altına alır 22 00:00:00.10.2024
•Alevilik Yol, Bektaşilik Tariki Medeniyettir 16 00:00:00.10.2024
•Atamızın Laikliği dini doya doya yaşatır 02 00:00:00.10.2024
•Atatürk’ümüzü de, dinimizi de rahat bırakın 05 00:00:00.09.2024
•İmam Hüseyin Hak adına Kerbelâ’ya gitmiştir 17 00:00:00.07.2024
•Gadir-i Hum nedir? 25 00:00:00.06.2024
•Andımız İslam Ahlakıdır 23 00:00:00.04.2024
•Hoş Geldin Ey Şehr-i Ramazan 12 00:00:00.03.2024
•Maliyet enflasyonu var.Talep değil... 17 00:00:00.01.2024
•Asgari ücret zammı tarafları mutsuz ediyor 23 00:00:00.12.2023
•Dinci ve Kemalist aynı kapıya çıkar 14 00:00:00.12.2023
•Türk Devletleri Ehli Beyt nefesiyle kurulmuş, yörüngeden çıkınca yıkılmıştır 05 00:00:00.12.2023
•Fenerbahçe’nin masası yoktur, sahaları vardır 29 00:00:00.11.2023
•Ruhun şad olsun Atam 10 00:00:00.11.2023
•İsrail Maşadır 09 00:00:00.11.2023
•Mumsöndü ibadettir 24 00:00:00.10.2023
•Ekonomimiz felç edilerek koltuk değneğine mahkûm edilmiştir 04 00:00:00.10.2023
•Laiklik dinin, Cumhuriyet vatanımızın teminatıdır 25 00:00:00.09.2023
•Bilim adamlarını tüccarların eline bırakmayalım 12 00:00:00.09.2023
•Asgari ücret zammı ölü doğdu 23 00:00:00.06.2023
•Mumsöndü ibadettir 05 00:00:00.05.2023
•Özgürlük Allaha yaklaşmaktır 07 00:00:00.04.2023
•Allahın hazinesi boldu.Yeterki almasını bilelim 31 00:00:00.03.2023
•Şeriat gelmez, yaşanır 25 00:00:00.03.2023
•Peki raflardan yansıyana ne yapacağız! 15 00:00:00.12.2022
•Ruhun şad olsun Atam 10 00:00:00.11.2022
•Hayat da basit, İslam da… Zorlaştırmayın yeter! 31 00:00:00.08.2022
•İmam Hüseyin Hak adına Kerbelâ’ya gitmiştir 06 00:00:00.08.2022
•Bilim insanlarını tüccarların eline bırakmayalım 20 00:00:00.07.2022
•Gönüllere nakşeden yarınları konuşan liderdi 12 00:00:00.04.2022
•İslam’ın özü salâvatta gizlidir 05 00:00:00.04.2022
•Biz almasını bilirsek Allahın hazinesi boldur 01 00:00:00.04.2022
•Üçüncü dünya savaşını Atatürk önlüyor 05 00:00:00.03.2022
•İki yüzlü AB ve ABDnin acizliğini izledik 01 00:00:00.03.2022
•"Var bi hayalimiz" diyen gençlerin hayat enerjisine güvenelim 24 00:00:00.02.2022
•Ekonomide devasa kanyonlar oluştu 05 00:00:00.02.2022
•Üçüncü bir ittifak işi zora sokar 08 00:00:00.12.2021
•Osmanlıyı kim kurdu, neden yıkıldı 23 00:00:00.11.2021
•Milli Ekonomi Modeli Başkaldırıştır 15 00:00:00.11.2021
•Atatürkün laikliği dini doya doya yaşatır 17 00:00:00.09.2021
•Allah,Muharrem ayını hakkıyla idrak etmemizi nasip eylesin 09 00:00:00.08.2021
•Dürüstlük en büyük kaynaktır 17 00:00:00.07.2021
•Seçimin kilit partisi 30 00:00:00.06.2021
•İblisin işi Atatürklerle uğraşmaktır 07 00:00:00.06.2021
•İslamın özü salâvatta gizlidir 04 00:00:00.05.2021
•Çok abarttık, ciddiye alınacak bir tarafı yok! 27 00:00:00.04.2021
• Allahın hazinesi boldur 24 00:00:00.04.2021
•Fikri duruşu ile yarınları konuşan liderdi 09 00:00:00.04.2021
•Kimin ekmeğine yağ sürdüğümüze dikkat edelim 20 00:00:00.03.2021
•İnsanlığın kurtuluşu Haydarizm’de… 05 00:00:00.03.2021
•Birlik, saygı ve sevgiyle mümkündür 26 00:00:00.02.2021
•Atatürk’ü merkezimize koymamız şart 23 00:00:00.02.2021
•Yapıcı dil yetmez, terbiyeli olması gerek 19 00:00:00.02.2021
•Madalyon dik gelse de değişen bir şey olmaz 12 00:00:00.02.2021
•Neden yeni anayasa isteniyor 09 00:00:00.02.2021
•Çanakkale ruhunu iyi okumak gerek 04 00:00:00.01.2021
•Bir şeyleri değiştirecekse Z kuşağı değiştirecek 02 00:00:00.12.2020
•Ötekileştirmeden,ayrıştırmadan birleştirelim 12 00:00:00.09.2020
•Evlerinize bayrak asın 26 00:00:00.08.2020
•Alın terini tozla,toprakla silenlerin yüzü gülecek 04 00:00:00.06.2020
•Musahiplik nedir? 28 00:00:00.04.2020
•Allah'a yakın olduğunuzu bilmek mi istiyorsunuz? 25 00:00:00.04.2020
•Ulu çınarımız Haydar Baş hocamızı kaybettik 20 00:00:00.04.2020
•Virüsün Ekonomik Tedavisi Milli Ekonomi Modeli’ndedir 05 00:00:00.04.2020
•Parayı bas,halka dağıt,şahsi izolasyonu sağla… 31 00:00:00.03.2020
•#SendeEvdeKal 28 00:00:00.03.2020
•Sağlığımız için lezzetli,yerli muz tüketelim 06 00:00:00.03.2020
•Maneviyatı yüksek bir iklime girdik,değerlendirmesini bilelim 25 00:00:00.02.2020
•Atatürk Türk Milletine Allah’ın Lütfudur 01 00:00:00.02.2020
•Atatürk’ü doğru anlamak 09 00:00:00.11.2019
•Mevlid kandiliniz mübarek olsun 08 00:00:00.11.2019
•Kerbela,Hak ile bâtılın ayrıldığı yerdir 09 00:00:00.09.2019
•Paşabeleninde çay yudumlamak 18 00:00:00.07.2019
•Bütün Bozyazı'yı ve adayları kutlarım 06 00:00:00.04.2019
•Bozyazı’nın tanıtımı şart 05 00:00:00.01.2019
•Gerçek laiklik dinsiz yaşanamaz 05 00:00:00.12.2018
•Atatürk’ün Cumhuriyeti dinimizi teminat altına almıştır 01 00:00:00.12.2018
•Ekonominin Oksijeni “Milli Ekonomi Modeli”dir 28 00:00:00.11.2018
•Bozyazı'da çiftçi derneği neden yok! 24 00:00:00.11.2018
•Iklar (İkrar) Vermek - Yemin Vermek 22 00:00:00.11.2018
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--


logo

   E-posta: bilgi(@)bozyazihaber.com
Tüm hakları Bozyazı'nın ilk haber sitesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr